Cashmap

Age Syndrome / Yaş Sendromu ( EN-TR)

IMG20261031172618.jpg
Nowadays, I go for a short walk near my home after every dinner. I’ve reached a certain age, and I’ve begun to pay much closer attention to my daily health and the exercise I get. As I grow older, even when I’m not actually ill, I can’t help but worry that something might suddenly go wrong with my body. There’s a shopping mall near my house, and right next to it lies a park where many people go to exercise or relax. To reach it, I have to cross the road via a pedestrian overpass. At one point, I stopped on the overpass and watched the cars passing by. The scene struck me as both beautiful and intriguing. When I look out, I don’t just see a city; I see lives rushing past one another—people heading home from work, individuals eager to reach their homes and leave the exhaustion of the day behind. Everyone has their own personal concerns and a life they are striving to keep up with.

Artık her akşam yemeğinden sonra evinin yakınlarında kısa bir yürüyüşe çıkıyorum. Belirli bir yaşa geldim. Bundan sonra günlük sağlığıma ve o gün için yaptığım sporlara daha çok özen göstermeye başladım. Gerçekten de yaş ilerleyince hasta da olmasam her an bedenimde bir aksilik yaşayacağım endişesini yaşıyorum. Evimin yakınlarında bir AVM var. AVM'nin hemen yanında da çoğu insanın spor yaptığı ve dinlendiği bir park alanı bulunuyor. Buraya gelmek için yolun üst geçidinden karşıya geçmem gerekiyor. O an üst geçitte durdum. Geçen arabalara baktım. Manzara o an için bana hem güzel hem de ilginç gelmişti. Baktığımda yalnızca bir şehir görmüyorum. Birbirinin yanında hızla geçip giden hayatları, işten evine dönmeye çalışan insanları, bir an önce evine ulaşıp günün yorgunluğunu geride bırakmak isteyen bireyleri düşünüyorum. Herkesin kendisine ait bir telaşı ve yetişmeye çalıştığı hayatı var.

IMG20261031172627.jpg
I generally leave home in the early hours of the morning. I walk toward the school where I work, crossing the same overpass I always use. Looking around, I see people walking briskly along the sidewalks—much like myself—passengers waiting for buses at stops, and others whizzing past me on electric scooters. In the sky, clouds drift slowly along. The sun, attempting to peek through the buildings, occasionally disappears from view. Although everything may seem like an ordinary life, this city actually holds the traces of thousands of individual lives.

Genelde sabahın ilk saatlerinde evden dışarı çıkıyorum. Her zaman geçtiğim üst geçitten geçerek çalıştığım okula doğru yürüyorum. Etrafıma baktığımda benim gibi kaldırımlarda hızlı adımlarla yürüyen insanlar, duraklarda otobüs bekleyen yolcular ve yanıbaşımdan hızla elektrikli scooter ile geçen insanlar görüyorum. Gökyüzünde bulutlar ağır ağır ilerliyor. Binaların arasından kendini göstermeye çalışan güneş arada kayboluyor. Her şey sıradan bir hayat gibi görünse de aslında bu şehirde binlerce hayatın izlerini taşıyan gerçekler var.

IMG20261004151226.jpg

IMG20261010152507.jpg

IMG20261010152533.jpg
I recently came across a post on social media that offered advice on how people should live after the age of 50. It suggested things like saving money, avoiding unnecessary arguments with others, and keeping a small circle of reliable friends—that sort of thing. As I read it, I realized that, in truth, we already know all of this; yet, somehow, as we go about our daily lives, we either forget these things or simply can’t find the time to put them into practice.

Geçenlerde sosyal medyada bir yazıya denk geldim. İnsanların 50 yaşından sonra nasıl yaşamalarını gerektiğini söylenen şeyler vardı. Para biriktirin. insanlarla gereksiz tartışmalara girmeyin. Az ama güvenilir dostlarınız olsun yeterli gibi tavsiyeler veriyordu. Okurken düşündüm. Aslında bunların hepsini biliyoruz ama nedense hayatın içinde yaşarken bunları ya unutuyoruz ya da yapmak için zaman bulamıyoruz.

IMG20261004141539.jpg

IMG20261004141555 (1).jpg

As I’ve grown older, I’ve begun to view past events differently. Issues that seemed so significant when I was young now strike me as simpler—even meaningless. Arguments that once weighed heavily on my mind no longer matter to me at all. Many of the people I once grieved over have since faded from my life; others, whom I once pursued or held up as role models, have lost all significance for me. It seems that aging helps us better discern what is truly important and what is not.

Yaş ilerledikçe geriye baktığımda olayları daha farklı değerlendirmeye başladım. Gençken çok önemli gördüğüm meseleler bugün bana daha basit ve anlamsız geliyor. Çok önceleri kafama taktığım bir tartışmayı şimdilerde umursamıyorum bile...Uğruna üzüldüğüm insanların bir çoğu hayatımdan çıkmış. Zamanında peşinden koştuğum ya da örnek aldığım insanlar artık anlamını benim için yitirmiş. Galiba yaşın ilerlemesi neyin önemli neyin önemsiz olduğunu daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor.

IMG20261004142340.jpg

However, there is a reality: beyond a certain age, one must pay attention both to one’s own health and to the people around them. Above all, it is essential to set aside some money—even if it is just a small amount—because as we grow older, we must think not only of the present but also of the future. I used to be a bit more generous with my spending, but now there are many things I cannot buy, even if I wanted to. I do this to ensure I have a financial safety net—which I try to build by putting money aside each month—so that I never have to depend on anyone else.

Ama bir gerçek var, insan artık belirli bir yaştan sonra hem sağlığına hem de etrafındaki insanlara dikkat etmelidir. Herşeyden önce küçükte olsa bir kenara para koymak zorundadır. Çünkü ilerleyen yaşlarda artık sadece bugünü değil, geleceği de düşünmek zorundayız. Eskiden para harcama konusunda biraz daha cömerttim. Ama şimdi istesem dahi alamadığım birçok şey var. Bunu da kimseye muhtaç olmamak için her ay kenara koymaya çalıştığım güvence için yapıyorum.

IMG20261004142343.jpg

IMG20260913161712.jpg
Everyone is entitled to their own ideas and opinions. I no longer feel the need to explain myself to others; I believe that those who know me understand who I am and accept me as such. I generally avoid unnecessary arguments aimed at proving that my thoughts or ideas are correct. Sometimes, remaining silent brings far more peace of mind than trying to prove one is right. And when it comes to people who I know will never change, I never waste my time.

Herkesin kendisine ait bazı fikir ve düşünceleri olabilir. Ben artık başkalarına kendimi anlatmaya gerek duymuyorum. Tanıyan herkes beni biliyor ve böylece kabul ediyor diye düşünüyorum. Düşüncelerimin ya da fikirlerimin doğru olduğunu kanıtlamak için gereksiz tartışmalardan genelde uzak duruyorum. Bazen susmak, haklı çıkmaya çalışmaktan çok daha insana huzur verir. Hele değişmeyeceğini bildiğim insanlar için asla zaman kaybetmem.

IMG20261004150339.jpg

IMG20261004150753.jpg

One point I consider important is that I never compare the lives of others with my own. People may have houses, cars, or perhaps they’ve gone on vacation this summer—if you dwell too much on such things, you might end up missing out on the beautiful aspects of your own life.

Önemli gördüğüm bir noktada başkalarının hayatlarını kendi hayatımla asla kıyaslama yapmam. İnsanları evi olabilir, arabası olabilir... Bu yaz kimler tatile çıkmış bu gibi konularla çok fazla uğraşıp, hayatınızdaki güzellikleri kaçırabilirisiniz.

0.00000000 CASHMAP
0 comments